Sigorta Şirketleri Can KANTAR’ı Yalanladı.

Sonra günlerde Sigorta Haber olarak aslında hiç muhatap olmak istemediğimiz tartışmalar içerisine çekilmeye çalışılıyoruz.

Sigorta sektörünün çok değerli yayınlarından biri olan Sigorta Medya’nın kurucu genel yayın yönetmeni Can KANTAR, başta Sigorta Haber kurucu Genel Yayın Yönetmeni ve İmtiyaz Sahibi olan Erhan NAVRUZ olmak üzere yayın grubumuza iftiralar atarak sektörde algı yaratmaya çalışmaktadır.

Atılan iftiralar kısaca şöyle:

Sigorta Haber ve Erhan NAVRUZ Sigorta şirketlerini dolandırıyor Erhan NAVRUZ Sigorta şirketlerini tehdit ederek reklam alıyor Erhan NAVRUZ asılsız haberler yayınlıyor

Öncelikle atılan bu iftiralardan dolayı Sayın Can KANTAR adına Sigorta Haber olarak BİZ çalıştığımız sigorta şirketlerinden ”ÖZÜR DİLİYORUZ”… Özür dilememizin nedeni Sayın KANTAR bunları yazarak çalıştığımız şirketlerin yöneticilerine hakaret etmiştir. Bu şirketlerin yöneticilerinin tehdite papuç bırakmayacaklarını Sayın KANTAR’ın bilmesi gerekir. Bunları yazarak sigorta şirketlerinin yöneticilerini aşağılamaktan öteye gidememiştir…

Sayın KANTAR’ın yazdıklarını kale almamakla birlikte yıllardır şeffaflığı savunan bir yayın grubu olarak reklam çalışması yaptığımız tüm sigorta şirketleri ve diğer şirketleri arayarak bir görüşme sağladık. Bu görüşmelerin sonunda genel söylem; ”Sigorta Haber bizleri tehdit ederek reklam almıyor, bizler Sigorta Haber’den memnun olduğumuz için sorunsuz sıkıntısız çalışıyoruz. Ayrıca Sayın KANTAR’ın bizleri neden böyle tartışmanın içerisine soktuğunu da anlamış değiliz.” şeklinde oldu.

Sigorta Haber olarak tüm anlaşmalı olduğumuz şirketlerin bilgileri internet ortamında mevcuttur.  Bu konularda bilgi almak isteyen dostlarımız olursa direkt iletişim kurarak kendileri sorabilir ve cevap alabilirler… Hatta bir adım öteye gidersek bazı şirketlerimize de bütçe sorunu nedeniyle ücretsiz reklam desteği vermekteyiz.

Son olarak Sayın Can KANTAR’ın bizlere gazeteciliği öğretmeye çalıştığını gözlemliyoruz. İnsanların genel olarak yaşları ilerlediğinde gözlemlenen bir durumdur. Etrafındaki herkese birşeyler öğretmeye çalışırlar işin kötüsü kendilerinin her zaman en iyisi olduklarını düşünürler.

Bizler saygı göstererek belirttikleri tüm konuları alıp cebimize koyuyoruz, koyuyoruz ama şunuda sormak istiyoruz.

Sayın KANTAR siz iyi bir gazeteciyseniz neden bizim kadar cesaret göstererek şu haberleri yapmadınız:

Bir Sigorta Şirketinden 1 ay’da 100 çalışanın işine son verildi. Bir Sigorta Şirketi ihale yasağı olduğu halde ihaleye girerek ikinci kez ihale yasağı aldı. Bir Assistans şirketten haksız yere küçücük kız çocuğu olan bir çalışan Kod29 ile işten atıldı. ( Bu arkadaş şuan evine ekmek götüremiyor )

Bizler yukarıdaki başlıkları daha genişletebiliriz fakat bunlar bile şuan size yeter…

Bizim gazetecilik anlayışımızda kimsenin kalemi olmak yoktur. Sizler birilerinin kalemi olmayı tercih etmiş olabilirsiniz bizler bu tercihe saygı gösteririz sonuçta kalem sizin akıl sizindir. 

Açıklama metnimizi bitirirken bir ayrıntıyı da gözden kaçırmayalım. Sigorta Haber yayın hayatı boyunca hiç kurum ile mahkemelik olmamıştır. Fakat Sigorta Medya olarak siz gazeteciler başta olmak üzere Sigorta Şirketleriyle mahkemelik olarak birde üzerine KVKK nedeniyle açılan davayı kaybeden taraf oldunuz.

Şöyle dönüp baktığımızda sigorta sektör basını içerisinde şuan kavgalı olmadığınız bir kurum yok. Yani tavrınız sadece bize değil herkese…

Sigorta Haber pardon internetçiler olarak SİZLERİ değerli sektörümüzün ve okurlarımızın değerli vicdanlarına bırakıyoruz…

Doğru ve korkusuz yayıncılık adına yolumuzdan dönersek namerdiz…

Dipnot: Atılan iftiralar ile ilgili hukuki işlem başlatıldı.

Kaynak: Sigortahaber.com

Sigorta Haber, Semsiyedergisi.com’u satın aldı

Sigorta sektörünün lider online yayın grubu olarak satın almalara devam ediyoruz…

Sigorta sektörünün lider online yayın grubu olarak satın almalara devam ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde domain devrinin gerçekleştiği Semsiyedergisi.com’u satın almanın heyecanını yaşıyoruz. Sigorta sektörü ile ilgili güncel haberleri hem blog hem de dergi olarak bulabileceğiniz Semsiyedergisi.com’un sektöre şimdiden hayırlı olmasını dileriz.

Türkiye Hayat Emeklilik 18 Yaş Altı BES Ürünü ile Çocukların Geleceğini Güçlendiriyor

Türkiye Hayat Emeklilik, 18 yaş altındaki çocuklar için rahat bir geleceğin keyfini yaşatacak avantajlar sunan 18 Yaş Altı BES ürününü hizmete aldı…

Çocukları adına Bireysel Emeklilik Sistemi ile tasarruf etmeye başlayacak ebeveynler; 150 TL’den başlayan aylık katkı payı tutarı, faizli ve faizsiz fon alternatifleri ve yüzde 25 devlet katkısı avantajıyla çocuklarının geleceğini güvence altına alabilecek.

Bireysel Emeklilik’te 18 yaşından küçüklerin kapsama alınması ile tasarruf bilincine sahip bireyler yetişmesine yönelik büyük bir adım atılırken, Türkiye Hayat Emeklilik uygulamaya aldığı 18 Yaş Altı BES ürünü ile genç ve çocukların geleceğine güçlü destek veriyor.

Çocuklarının hayallerine daha güvenli adımlarla ilerlemesine destek olmak isteyecek ebeveynler, Türkiye Hayat Emeklilik’in giriş aidatı ve yönetim gider kesintisi alınmayan 18 Yaş Altı BES ürünü kapsamında 150 TL’den başlayan aylık katkı payı tutarı ile çocuklarının geleceklerine yatırım yapabilecek. Faizli ve faizsiz fon alternatiflerinin sunulduğu, yüzde 25 devlet katkısının sağlandığı sistem, aynı zamanda genç ve çocuklara tasarruf alışkanlığı da kazandıracak.

Birikimlerin emeklilik yatırım fonlarında değerlendirme imkânının sunulduğu ve yılda 12 kez fon dağılım değişikliği hakkının da sağlandığı ürüne Türkiye Hayat Emeklilik’in anlaşmalı banka şubeleri, turkiyesigorta.com.tr web sitesi ve özel acenteler üzerinden başvuru yapılabiliyor.

“Bugünün birikimleri, gençlerimizin parlak yarınlarının teminatı”

18 yaş altının BES’e girmesine imkân tanıyan sistemin, genç ve çocuklara tasarruf alışkanlığı kazandırırken, finansal okuryazarlıklarının artmasını sağladığını ve bugünden yapılacak birikimlerin güzel bir gelecek için önemli olduğunu vurgulayan Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdürü Atilla Benli şunları söyledi; “18 yaş altı genç ve çocuklara sunduğumuz ürünümüz toplumun her kesimi tarafından ulaşılabilir ve avantajları yüksek bir ürün olma özelliğiyle öne çıkıyor. Anne babalar için aylık bazda bütçelerinden ayıracakları tutarların onları zorlamaması ve bu yönden teşvik edici olmasına özellikle önem verdik. Yeni ürünümüzle ebeveynleri çocukları için tasarrufa teşvik ederken, bir yandan da önümüzdeki dönemde ürünümüze eklemeyi planladığımız ek fayda hizmet paketiyle de sunduğumuz hizmeti anne ve babalar için daha da avantajlı bir hale getirmeyi hedefliyoruz”.

AXA Sigorta Çalışmalarını AXA Avrupa Çatısı Altında Sürdürecek

AXA Grubu’nun organizasyon yapısını yeniden şekillendirerek ortaya koyduğu yönetim stratejisi doğrultusunda AXA Sigorta, CEO Yavuz Ölken liderliğinde AXA Avrupa CEO’su Antimo Perretta’ya bağlı olarak çalışmalarını sürdürecek…

AXA Grubu’nun mart ayında 2023 stratejik planını (Driving Progress) uygulamak üzere üst düzey yönetici ekibinde yaptığı değişiklikleri duyurmasının ardından AXA Sigorta’nun AXA Avrupa Bölgesi’ne dahil edildiği açıklandı. AXA Sigorta, CEO Yavuz Ölken liderliğinde AXA Avrupa’ya bağlı olarak çalışacak ve şirketin raporlaması AXA Avrupa CEO’su Antimo Perretta’ya yapılacak. AXA Sigorta; Sigorta 4.0 yaklaşımı, güçlü mali yapısı, esnek bilgi teknolojileri alt yapısı, acenteleriyle olan yakın bağı ve müşteri memnuniyetine verdiği önem ile AXA Grubu’nun başarısında önemli bir konuma sahip olarak öne çıkıyor. 
 
AXA Avrupa CEO’su Antimo Perretta, “AXA’nın amacını ve yenilikçi bakış açısını benimseyen AXA Sigorta ile çalışma fırsatı bulduğum için mutluyum. AXA Sigorta’nın “Geleceğe Hazır” vizyonunu destekliyorum. Bu vizyonun Türk sigorta pazarında güçlü ve sürdürülebilir bir etki yaratmaya devam edeceğinden eminim. AXA’nın Türkiye’deki geleceğine inancımız tamdır.” dedi. 
 
AXA Sigorta CEO’su Yavuz Ölken, “AXA Sigorta olarak AXA Grubu’nun yönetim şemasında gelişmekte olan ülkeler grubundan gelişmiş pazarların bulunduğu Avrupa grubuna dahil olmak heyecan verici. AXA Grubu’nda stratejik önceliklerin uygulanmasını hızlandırmak için yenilenen liderlik ekibi ve sadeleştirilen organizasyon yapısının AXA Sigorta olarak yürüttüğümüz çalışmaları daha da güçlendireceğine eminim. Müşterilerinin hasar yönetim süreçlerinin önemli ölçüde optimizasyonunu sağlayan AIconic hasar projesi, finansal gücü, bilgi teknolojilerinin dönüşümüne odaklanarak güçlenen bilgi teknolojileri becerileri ve teknik becerilerin dahil olduğu güçlü bir inovasyon odağı ile işimizde çığır açan ilerlemeler sağlamayı taahhüt ediyoruz.  Ayrıca Dünya için Hareket Et girişimi ve AXA Tüm Kalplerde Gönüllüleri aracılığı ile yürütülen gibi kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri ile marka amacımızı da odağımızda tutuyoruz. Tutkulu büyüme yolculuğuna, müşterilerimiz için güvenilir bir çözüm ortağı olma hedefiyle hayata geçirdiğimiz sigortacılık çözümlerimizle, sigorta sektörüne öncülük etmemizi sağlayan Sigorta 4.0 yaklaşımımızla, güçlü acente ağımız ve yenilikçi bakış açılarıyla bizi oyunda hep bir adım önde tutan çalışma arkadaşlarımızla devam edeceğiz.” dedi.
 

Kaynak: Sigortahaber.com

“Yeni yatırımcılara uygun ortam sunan sektörümüz ülkemizin uzun vadeli finansman ihtiyacına da cevap veriyor”

TSB Başkanı Atilla Benli, Türk sigorta sektörünün taşıdığı potansiyele ve ülke ekonomisine katkısına dikkat çekti:

“Yeni yatırımcılara uygun ortam sunan sektörümüz ülkemizin uzun vadeli finansman ihtiyacına da cevap veriyor”

Sigorta sektöründeki yeni düzenlemeler çerçevesinde değerlendirmelerde bulunan Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Atilla Benli, sektörün taşıdığı büyüme potansiyelini ve ülke ekonomisine katkısını vurguladı. Pandemi döneminde sektörün önemli bir sınav verdiğini ve ‘başarı hikâyesi’ yazdığını belirten Benli: “Son 3-4 yılda devletimizin teşvik ve düzenlemeleriyle büyük ivme yakalayan sektörümüzde gidecek çok yolumuz var.”

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Atilla Benli, sektörün çatı kurumu olarak Türkiye ekonomisine katma değer sağlamak, sigorta sektörünü büyütmek, ürün kullanımını yaygınlaştırmak, ürünleri sigortalılar lehine geliştirmek ve sektöre bu alanlarda rehberlik etmek amacını taşıdıklarının altını çizdi.  Tüm dünyayı etkisi altına alan ve sigorta sektörünü direkt etkileyen pandemi döneminde tüm sektörün hizmetlerini sürdürme konusunda çok başarılı bir sınav verdiğine dikkat çeken Benli, “Hem pandemi hem de iki büyük deprem felaketinin yaşandığı 2020 yılında halkımıza yaklaşık 2,2 milyar TL gibi destek ve tazminat ödemesi yaptık. Böylece hem sektörümüzün gelişimine hem de sigortalılarımıza önemli ölçekte fayda sağladık. Tüm yaşananlar bize şunu çok net gösteriyor ki, sigorta yarınlara güvenle ulaşmamızın en önemli yapı taşlarından biri konumunda. ”şeklinde konuştu.

“Ülkemizin uzun vadeli finansman ihtiyacına katma değer sağlıyoruz”

Türkiye’nin son 3-4 yılda sigorta açığını en yüksek oranda kapatan ilk 10 ülke arasında olduğunu, 2020’de sektörün 261,5 milyar TL fon yaratabilme kapasitesine sahip olduğunu belirten Benli, “Sektörümüz; konsolidasyon, büyüme, yerli ve yabancı yeni oyuncuların pazara girmesi anlamında cazip bir sektör olarak karşımıza çıkıyor. Oluşturduğumuz potansiyel ile ülkemizin uzun vadeli finansman ihtiyacına katma değer sağlıyoruz. Sağlamaya da devam edeceğiz” dedi.

TSB Başkanı Benli, sektörün üretim rakamlarıyla ilgili ise şu bilgileri paylaştı: “Sektörümüz son yıllardaki istikrarlı büyümesini bu yılda sürdürüyor. Sektörümüzün prim üretimi 2021 yılı Ocak-Mayıs döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %16,2 artışla 38,5 milyar liraya ulaştı. Hayat dışı prim üretimi %18,1 artışla 32,4 milyar liraya çıkarken, hayat prim üretimi %7 artışla 6,1 milyar lira oldu. 2020 yılındaki çift haneli büyümemizin bu yıl da süreceğini öngörüyoruz. Öte yandan, dünyada %7,2 seviyesinde olan sigorta penetrasyonu, ülkemizde dünya ortalamasının oldukça altında seyrederek %2,2 seviyelerinde gerçekleşti. Sektör aktif büyüklüğünün GSYH’ye oranı Avrupa Birliği’nde %75,7 iken Türkiye’de bu oran %5,5. Bizim 39. sırada değil, kısa vadede ilk 20’de olmamız gerektiğine inanıyorum. Dolayısıyla özellikle son 3-4 yılda devletimizin teşvik ve düzenlemeleriyle de büyük ivme yakalayan sektörümüzde gidecek çok yolumuz var.”

İlk çeyrekte sektörün teknik sonuçları hakkında da bilgi veren Benli şöyle konuştu: “Sigorta sektörü net teknik kârı, 2021 yılı ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre 91 milyon TL artış ile 2,909 milyar TL oldu. Hayat dışı branşlar net teknik karı, geçen yılın aynı dönemine göre trafik branşında yaşanan teknik zarar sebebiyle sadece 61 milyon TL artarak 2 milyar TL seviyesinde sabit kaldı. Hayat branşı net teknik kârı ise prim üretiminde kredili ürünlere bağlı yaşanan daralma nedeniyle geçen yıla göre 69 milyon TL azalarak 646 milyon TL’ye geriledi. Emeklilik branşında da aynı dönemde 99 milyon TL artışla 254 milyon TL teknik kâr elde edildi.” 

“BES’te orta vadede 3 milyon çocuğumuzun sisteme katılmasını öngörüyoruz”

Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki(BES) son gelişmelere de değinen Benli, özellikle BES’te 18 yaş sınırının kaldırılması kararını, küçük yaşlarda tasarruf alışkanlığının kazandırılarak emeklilikte refah kaybının önlenebilmesi, ulusal tasarrufların artması ve beraberinde sektörün de büyümesi anlamında son derece kıymetli bir karar olarak karşıladıklarını ifade etti.

TSB Başkanı, BES’ten beklentileri için şu açıklamalarda bulundu: “Orta vadede 18 yaş ve altı 3 milyon çocuğumuzun sisteme katılması ile 30 milyar TL civarında sisteme bir katkı ve tasarruf öngörüyoruz. Bu noktada vatandaşlarımızın aklında bir dizi soru olduğuna şahit olduk ve hızla harekete geçtik. Çocukların Bireysel Emeklilik Sistemine Dâhil Edilmesine İlişkin Rehber’imizi web sitemizde vatandaşlarımızın ve tüm paydaşlarımızın kullanımına sunduk. Öte yandan vakıf ve dernek gibi kuruluşlardan BES’e aktarılacak üye birikimleri ise kurumsallık, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri çerçevesinde yönetilerek yine ülkemizin tasarruf oranlarının artmasına olumlu yönde katkı sağlayacak. 50’nin üzerinde vakıf, 40 milyar TL civarında bir fon var. Dolayısıyla sayısı 3 milyonu bulan 18 yaş altı çocuğumuzun sisteme girmesi ile de orta vadede ciddi bir fon büyüklüğü elde edebileceğiz.”

“Trafik sigortasında poliçe fiyatları düşmeye başladı”

Atilla Benli, zorunlu trafik sigortası kapsamında ‘değer kaybı’, ‘sürekli sakatlık’ ve ‘destekten yoksun kalma’ tazminatlarına ve bu sigortanın teminat kapsamı dışında kalan hâllerine ilişkin kanuni çerçeve çizilerek, trafik kazaları sonucunda zarar gören hak sahiplerine tazminatların daha adil ve hızlı bir şekilde ödenebilmesinin yolunun açıldığını söyledi. Düzenleme ile tazminatların bilimsel yöntemlere göre hesaplanması sağlanacağını ifade eden Benli, böylece trafik sigortasında herhangi bir hak kaybı yaşanmaksızın, hak sahiplerinin gerçek zararının en kısa sürede karşılanabileceğini kaydetti.

Son dönemde artan ‘hasar aracıları’na da gerek kalmayacağını ve mahkemelerimizde biriken davalar azalacağını kaydeden Benli, şöyle devam etti: “Dava maliyetlerinin yanı sıra yıllarca devam eden davalar nedeniyle oluşacak ekonomik kayıpların da önüne geçilecek. Değer kaybı tazminatında aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınacak. Trafikten çekilecek ve hurdaya çıkmış araçlar da sigortadan değer kaybı tazminatı alamayacaklar. Ayrıca sigorta şirketlerimizin maliyetlerinin azalması ile poliçe fiyatlarında aşağı yönlü hareketler gözlenmeye başladığını da belirtmek isterim.”

“Finansal sigortalar önemli bir gelişim alanı”

TSB Başkanı Atilla Benli, sigorta sektörü açısından finansal sigortaların önemli bir gelişim alanı olduğunun altını çizerek bu alanda alacak sigortası ve kefalet sigortası gibi ürünlerin öne çıktığını söyledi.  Benli, şirketlerin bilançolarının yaklaşık yüzde 40’ının alacaklarında oluştuğu gerçeğinden hareketle Alacak Sigortası’nın öneminin pandemi döneminde daha da arttığını vurguladı. Benli, Devlet Destekli Ticari Alacak Sigortası Tarife ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile mevcutta yıllık net satış hasılatı 25 milyon TL’nin altında olan mikro ve küçük işletmeleri kapsayan sistemin, yıllık net satış hasılatının 125 milyon TL’ye çıkarılması ile orta büyüklükteki işletmeleri de kapsayacak şekilde genişletildiğini söyledi.

Benli, Kefalet Sigortası’nın da bilinirliği arttıkça ürüne olan talebin artış gösterdiğini, bu branşın da ekonomiye önemli boyutta destek sağladığını ifade etti. Benli, “Kefalet Sigortası, teminat mektubu işlevine sahip bir sigorta ürünü, sigorta şirketinin sigortalı lehine üçüncü kişi lehtara sağladığı bir teminat. Bu güvence reel sektörün bankalardaki kredi limitlerinin tamamının nakit kredi olarak kullanılmasını sağlayarak, bankaların kredi hacmini artırıyor, ilave kredi kapasitesi oluşturulmasına imkân veriyor.” diye konuştu.

“Katılım Sigortacılığı, sektörümüzün finansal derinliğine pozitif katkıda bulunuyor”

Son yıllarda ülkemiz sigortacılığında dikkat çeken bir başka alanın da faize duyarlı vatandaşlarımızı sigorta güvencesi ile tanıştırmak için önemli düzenlemelerle hayatımıza giren Katılım Sigortacılığı olduğuna dikkat çeken Atilla Benli, bu alanın da ülkemizde hızla geliştiğini ifade etti. Benli, şöyle konuştu: “Bu sigortaların hassasiyetleri nedeniyle henüz sigortayla tanışmamış ya da uzak kalmış kişileri sigortayla tanıştıracağını ve ülkemizdeki sigortalı sayısının artışına önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Katılım Sigortacılığı, sektörümüzün finansal derinliğine pozitif katkıda bulunacak ve sektörümüzü daha da güçlendirecek. Mevzuat gücü ile yasal zemine kavuşmuş faizsiz sigortacılık prensiplerine dayanan Katılım Sigortacılığı ürünlerinin sektörde aldığı yüzde 6’lık payın, önümüzdeki dönemde çok daha hızla yukarılara çıkacağını düşünüyoruz.”

“Siber sigorta çözümlerine ilgi artıyor”

Pandemi ile birlikte uzaktan çalışmayla birlikte hayatın hızla dijitalleştiğine vurgu yapan Benli, “Satın alma yolculuklarının çoğu artık dijitalde başlamaya başladı ve bunun devam etmesini bekliyoruz.” diye konuştu.  Özellikle son yıllarda dijitalleşmenin getirdiği risklerin artığını belirten Benli, bu yönde sektörün dünya sigortacılığında gelişmiş ülkelerdeki örnekleri yakından takip ederek ülkemiz sigortacılığını bu yönde çözümler sunmaya başlayan sigorta şirketlerinin olduğunu ve bu yönde sigorta talebinin her geçen gün artmaya başladığını ifade etti.

Öte yandan BES’te son yapılan yönetmelik değişikliği ile dijitalleşmenin hız kazandığına da değinen Atilla Benli, “BES’te işlemlerin daha hızlı yapılabilmesi için matbu gönderime alternatif olarak elektronik iletişim araçları, imzaya alternatif olarak da dijital onayın kullanılabileceği alanlar genişletilmiş oldu. Yönetmelikteki bir diğer değişiklik de EGM tarafından e-devlet üzerinden bazı operasyonların merkezileşmesi yönünde. Bu sayede BES işlem maliyetlerinin azalması bekleniyor. Buna göre, katılımcıların cayma-aktarım-ayrılma ve emeklilik talepleri ile hak sahiplerince aranmayan paralara ilişkin bilgilendirmenin şirketler adına ilgililere iletilmesine aracılık edilebilecek. Diğer yandan kısa süre önce faaliyete geçen Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformu (BEFAS) sayesinde ise sadece BES sözleşmelerinin bulunduğu şirketin değil, diğer tüm emeklilik şirketlerinin sunduğu fon seçeneklerinden de yararlanılabilmeye başladı. Böylelikle katılımcıların, tüm şirketlerin diledikleri fonları üzerinden işlem yapma imkânları doğdu” diye konuştu.  

Kaynak: Sigortahaber.com

Groupama Sigorta, SEAT’ı marka kasko ürünlerine ekledi

Groupama Sigorta, otomotiv sektörünün önde gelen markalarından SEAT için özel olarak hazırladığı marka kasko ürününü duyurdu.

Groupama Sigorta, otomotiv sektörünün önde gelen markalarından SEAT için özel olarak hazırladığı marka kasko ürününü duyurdu. Bu ürünle SEAT marka araç sahipleri Groupama Sigorta’nın sunduğu genişletilmiş kasko teminatlarından yararlanarak araçlarını güvence altına alıyor.

Groupama Sigorta, marka kasko ürünlerine SEAT’ı da ekleyerek ürün yelpazesini genişletti. Vdf Sigorta iş birliğiyle sunulan ve SEAT marka araç sahiplerine özel geliştirilen SEAT Kasko ürününü satın alan araç sahipleri, hasar durumunda markanın yetkili servislerinde orijinal yedek parça ve uzman işçilik imkânından faydalanabiliyor. Ayrıca, standart kasko ürünlerinden farklı olarak SEAT Kaskolu araçlar mini onarım hizmetini markanın yetkili servisinden alıyor.

SEAT kaskoyla birlikte marka kasko ürünlerine bir yenisini daha eklediklerini belirten Groupama Sigorta ve Groupama Hayat Genel Müdürü Philippe-Henri Burlisson, “Müşterilerimize özel çözümler geliştirmek ve ihtiyaç duydukları anda yanlarında olmak her zaman önceliğimiz. SEAT Kasko ile marka kasko ürünlerimizin sayısını yediye çıkarttık. Müşteri odaklı yaklaşımımızla sektörümüzde fark yaratarak, otomotivin öncü markalarıyla gerçekleştirdiğimiz ürün geliştirme çalışmalarına bundan sonra da devam etmeyi hedefliyoruz” dedi.

SEAT Kasko ürününü alan araç sahipleri ihtiyaçlarına yönelik Groupama Sigorta’nın sunduğu Asistans Plus paketinden, prim koruma ve kaza destek teminatları ile kişiye özel teminatlardan yararlanabiliyor. Sigortalılar bu poliçe ile araçlarını çarpma, çarpışma, devrilme, yanma, çalınma, deprem, sel veya su baskını, hatalı yakıt dolumu gibi pek çok riske karşı koruma altına alıyor. Üstelik, gerçek kişilere ait 0 kilometreden 3 yıla kadar SEAT kasko teminatı altında olan 0 kilometre araçların çalınması ya da tam hasara uğraması durumunda, tazminat güncel 0 kilometre araç bedeli üzerinden hesaplanıyor. SEAT Kasko ile birçok imkândan faydalanan araç sahipleri ‘hasarsızlık indirimi koruma teminatı’ ile Groupama Sigorta’nın sunduğu geniş hizmet kapasitesi ve çeşitliliği ile farklı bir müşteri hizmeti deneyimi yaşıyor.

SEAT Kasko ile ilgili daha fazla bilgi almak isteyenler www.groupama.com.tr adresi üzerinden ayrıntılı bilgiye ulaşabiliyor.

Kaynak: Sigortahaber.com

Auto King’de Yapı Değişikliği

Türkiye’nin en geniş ağına sahip otomobil onarım ve bakım servisi Auto King’de genel müdür Engin Atakan, koltuğunu Genel Müdür Yardımcısı Barbaros Özkök’e devrediyor.

Engin Atakan, Auto King İcra Kurulunda TOBFED yönetiminde yer almaya devam edecek.

Sektörde İnovasyon Hazırlıkları

20 yılı aşkın süredir Türkiye’nin 56 noktasında hizmet veren TOBFED üyesi Auto King, otomotiv bakım ve onarım sektöründe digital dönüşümünü hızlandırıyor.

Kendine ait ERP yazılımları, mobil uygulama ve kullanıcı dostu yeni web sitesiyle Auto King, sektördeki öncü rolünü pekiştiren digital dönüşüm çalışmalarına yeni Genel Müdür Barbaros Özkök ile daha da hız vermeyi hedefliyor.

Geniş kasko ve sigorta anlaşma ağına sahip olan Auto King, sigorta şirketlerinin ve müşterilerinin işlemlerini kolaylaştıran Acente platformu ile sigorta acentelerini kendi hazırladığı platform’da toplayacak. Auto King servisleri, sigorta şirketleri anlaşmalarının yanı sıra mekanik, oto bakım, hasar ve ekspertiz alanlarında da tüm otomotiv kullanıcılarına hizmet veriyorlar.

Auto King IT, Yazılım, Pazarlama ve Çağrı Merkezi ekibini dışardan destek almak yerine içeriden yürüterek tüm süreçlerini normalden daha hızlı gerçekleştiriyor.

Auto King’in sektörde lider olmasını sağlayan müşteri memnuniyetinin daha profesyonel kurgulandığı müşteri ilişki yönetim sistemi de Auto King’in teknolojik dönüşüm çalışmalarını hızlandırıyor.

MUSTAFA BARBAROS ÖZKÖK KİMDİR?

1988 Kütahya doğumlu olan Barbaros Özkök, 2010 yılında Sabancı Yönetim Bilimlerinden lisans bölümünden mezun oldu. Uluslararası muhasebe ve finansal yönetim yüksek lisansını University of East of Anglia 2011’de tamamlayan Özkök, Auto King’de Finans ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı görevini sürdürüyordu.

Başarılı iş yaşamına Ernst&Young’da başlayan Özkök, sırasıyla Şirket satın alma ve birleşmelerinde danışmanlık, Egeli Yatırım Holding’te İş geliştirme, EMF Capital Partners Yatırım Müdürü görevlerinde bulundu.

EMF Capital Partners Yatırım Müdürü görevindeyken Auto King firmasının satın alınmasında takım liderliği yapmıştır. Genel Müdür Yardımcılığı görevine başlayana kadar Auto King’in tüm yapısı ve işleyişini detaylarıyla tespit edip inceleyen Özkök, Genel Müdür yardımcılığı görevinde Şirket’in mali yapısının tekrardan oluşturulmasına, iş geliştirme alanında yeni iş ortaklıkları ve gelir kanallarının yaratılmasında ve dijital dönüşüm süreçlerinin yönetilmesini sağlamıştır.

Teknolojiye ve spora ilgisi olan Özkök, iyi derecede İngilizce bilgisine sahip.

Kaynak: Sigortahaber.com

GRI Sigorta, Bölge müdürleri ile genel müdürlük binasında bir araya geldi.

Dördüncüsü gerçekleşen bölge buluşmasında; bölge bölge acente sayıları…

Dördüncüsü gerçekleşen bölge buluşmasında; bölge bölge acente sayıları, acente performansları ve satışın bölgelere göre dağılımı incelendi, başarıyı artıracak öneri ve fikirler sunuldu. GRI Sigorta Acenteleri ve müşterilerine daha iyi hizmet verebilmek adına yeni proje fikirleri oluşturuldu.

Kaynak: Sigortahaber.com

HDI Sigorta ve Bupa Acıbadem Sigorta’dan Sağlık Dolu İş Birliği!

HDI Sigorta A.Ş. ve Bupa Acıbadem Sigorta A.Ş. Özel Sağlık Sigortacılığı alanında iş birliğine imza attı.

HDI Sigorta A.Ş. ve Bupa Acıbadem Sigorta A.Ş. Özel Sağlık Sigortacılığı alanında iş birliğine imza attı.

Sigorta sektörünün öncülerinden HDI Sigorta, sağlık sigortacılığı alanında ürün çeşitliliğini genişleterek yeni bir döneme başlıyor. Bupa Acıbadem Sigorta ile yapılan iş birliği kapsamında Size Özel Sağlık Sigortası, Size Özel Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Size Özel Doğum Sigortası, Size Özel Seçimli Teminat ve Acil Sağlık Sigortası ürün seçenekleriyle HDI Sigorta güvencesi altına alınan sigortalılar; senCard üyelik programı ile geniş anlaşmalı kurum ağından ve program avantajlarından da faydalanabilecekler.

HDI Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu iş birliğine ilişkin ‘‘Covid-19 salgını bizlere sağlığımızın kıymetini, bu alanda alınacak önlemlerin gerekliliğini bir kez daha hatırlattı. Sağlık sigortalarına yönelik ilgi ve bilincin de arttığı bu dönemde, müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik ürünler ve kesintisiz hizmetimiz ile sigortalılarımızın yanında olacağız. İş birlikleri için alanında uzman Bupa Acıbadem Sigorta Ailesine bir kez daha teşekkürlerimizi iletiyoruz.’’ açıklamalarında bulundu.

Bupa Acıbadem Sigorta A.Ş. CEO’su Gökhan Gürcan, süreci, “Sağlıklı ve mutlu yaşam danışmanı konseptimizin bir yansıması olan senCard Üyelik Programı ile ana konsantrasyonumuz olan sigortacı kimliğimizin dışındaki değer önermelerimizi tek bir ekosistemde bir araya getiriyoruz. Bu kapsamda en güçlü olduğumuz yönlerimizi prestijli sigorta şirketleri ile paylaşan, onların da kendi bilgi birikimlerini ve güçlerini bizimle paylaşmasına vesile olan senCard Üyelik Programı’na; sektörün güvenilir ve öncü oyuncularından olan HDI Sigorta’nın katılmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliği ile hedefimiz sadece pazarı genişletmek ve pazar paylarımızı arttırmak değil; ezber bozan uygulamaları hayata geçirerek, sigortalıların daha sağlıklı, daha uzun ve daha mutlu yaşamaları için katkıda bulunmaktır.  HDI Sigorta ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği kapsamında, birlikte daha da güçlüyüz ve sağlık sektörüne büyük değer katacağız.” sözleriyle yorumladı.
 

Kaynak: Sigortahaber.com

AXA Sigorta’nın İnsan Kaynakları Direktörlüğü’ne Atama

AXA Sigorta’nın İnsan Kaynakları Direktörlüğüne Zeynep Ergenç atandı. Ergenç, aynı zamanda AXA Sigorta İcra Kurulu’nda da yer alacak…

Türkiye’nin en köklü sigorta şirketlerinden AXA Sigorta’da yaklaşık üç senedir İnsan Kaynakları Müdürü olarak görevini sürdüren Zeynep Ergenç, İnsan Kaynakları Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi olarak görevine başladı. Ergenç, yeni görevinde; genç yetenek programlarından işveren markası yönetimine, işe alımdan oryantasyona, yetenek yönetiminden yetenek gelişimine, performans yönetiminden toplam kazanç paketi yönetimine kadar çalışan deneyimi döngüsünün her bir adımının yönetimini üstlenecek. 
 
AXA Sigorta İnsan Kaynakları Direktörü Zeynep Ergenç yeni görevi ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede; “AXA’da bizler her gün insanlığın gelişimi için, insanlık için önemli olanı korumak adına çalışıyoruz. Bu amaç doğrultusunda her şeyin merkezine önce “insanı” koyan global bir markanın parçası olan bizler, gerek yetenek yönetimi ve kişiye özel sunduğumuz gelişim yolculuğuyla gerekse de günümüzde hızla değişen beklenti ve ihtiyaçlara yönelik hızlı çözümler sunmak adına odağımıza aldığımız dijital dönüşüm ve teknolojiye yaptığımız yatırımlarla geleceği bugünden inşa etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Üstelik bu yolda yalnız yürümüyor, “Gelecek Fakültesi” programımızla acentelerimizi geleceğe hazırlarken aynı zamanda geleceği, genç yeteneklerle birlikte yürüttüğümüz çok çeşitli ve kapsamlı çalışmalarla tasarlıyor, her zaman “Gençlerle Birlikte Hareket Ediyoruz”. Bu çalışmalar kapsamında onların gelişimine destek verirken aynı zamanda gençleri daha yakından tanıdığımız, onlardan birçok şey öğrendiğimiz keyifli bir deneyim de yaşıyoruz. Gelecekte karşılaşabileceğimiz riskleri öngörüp sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ederken aynı zamanda geleceğin getireceği fırsatları da çok önceden yakalayıp müşterilerinin, paydaşlarının ve çalışanlarının deneyiminin her bir adımında çözüm ortağı olan bir kurumun parçası olmaktan mutluluk ve gurur duyuyorum” dedi.
 
Kariyerine ilaç sektöründe başlayan Zeynep Ergenç, 7 sene Pfizer ve GlaxoSmithKlein gibi ilaç devlerinin İnsan Kaynakları Departmanlarında farklı görevler üstlendi. 2017 senesinde GlaxoSmithKline’dan Allianz Worldwide Partners’a İnsan Kaynakları Departmanı’nın başı olarak transfer olan Ergenç böylelikle sigorta sektörü ile tanıştı. 2018 senesinden beri AXA Sigorta’da İnsan Kaynakları Müdürü görevini üstlenen Zeynep Ergenç bundan böyle AXA’daki kariyerine İnsan Kaynakları Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi olarak devam edecek. Özel Saint-Benoit Fransız Lisesi’nde eğitim aldıktan sonra Koç Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olan Ergenç iyi derecede Fransızca ve İngilizce biliyor.

Kaynak: Sigortahaber.com

“Dijital projelerimizle büyümeye ve gelişmeye devam ediyoruz”

Dijital dönüşüm yolculuğunda odak noktalarının verimliliği artırmak olduğunu belirten Koru Sigorta İş Zekası ve Yazılım Geliştirme Direktörü Sedef Savran, “Teknolojilerimizi yeniliyor ve uygulamalarımızı geliştirmeye hız kesmeden devam ediyoruz. Böylece, geliştirdiğimiz projelerin başarı yüzdesini artırdık ve artırmaya da devam ediyoruz” dedi.

Koru Sigorta olarak en büyük hedeflerinin iş süreçlerini dijitale taşırken aynı zamanda operasyonel verimliliği de artırmak olduğunu söyleyen Koru Sigorta İş Zekası ve Yazılım Geliştirme Direktörü Sedef Savran, pandemi sürecindeki dijitalleşme projelerinin detayları ile ilgili bilgiler verdi. “Pandemi sürecinde en önemli odağımız; dijital projelerimizi hızla devreye almak, süreçlerimizi sadeleştirmek ve acentelerimize satışlarında kolaylık sağlayacak yeni projeler geliştirmek oldu. Ayrıca, çalışanlarımızın uzaktan çalışmasını desteklemek, operasyonel süreçlerin devamlılığını sağlayabilmek ve bunu gerçekleştirirken çevrimiçi güvenlikten ödün vermeden teknolojimizi nasıl şekillendireceğimizi 5 yıl önce değerlendirmiştik. Donanımsal ve ağ sistemlerimizdeki değişiklik ve güncellemeler sayesinde, iş süreçlerimizde hiçbir aksama olmadan uzaktan çalışma düzenine geçtik” diyen Savran, Koru Sigorta’nın dijital tarafta attığı adımları şöyle anlattı: “Acente mobil uygulamamız ‘Koru Acentem’ ile birlikte dijitalleşme yolculuğumuzda yeni bir adım atıyoruz. Yeni teknolojiler kullanarak geliştirdiğimiz mobil uygulamalarımız ile acentelerimizle olan iletişimimizi daha hızlı ve daha kolay hale getiriyoruz. Sigortalılarımız için geliştirdiğimiz mobil uygulamamızda, poliçe satış sonrası hizmetlerimiz kapsamında, anında talepte bulunabilecekleri, bilgilerini kontrol edebilecekleri ekranlar geliştirdik ve devreye aldık. Uygulamamız aracılığıyla en yakın acentelerimize ve anlaşmalı servislerimize erişimi sağladık”

‘PROJELERİMİZİN BAŞARI YÜZDESİNİ ARTIRIYORUZ’

Savran, “Koru Sigorta olarak çalışanlarımıza özel geliştirdiğimiz mobil uygulama ile kurum içi iletişimimizi güçlendirerek, ‘Koru Ailem’ çatısı altında ortak paylaşım platformunu devreye alıyoruz. Geliştirdiğimiz tüm mobil uygulamalarımızı, IOS, Android işletim sistemlerine uygun olarak App Store, Play Store, App Gallery uygulama marketlerinde kullanıma sunduk ve tüm akıllı telefonlardan erişim imkanı sağladık” açıklamalarında bulundu. Geliştirilen mobil uygulamalar çerçevesinde dijital dönüşüm yoluna kararlılıkla devam ettiklerine değinen Savran, “Bu kararlılık ile teknolojilerimizi yeniliyoruz ve uygulamalarımızı geliştirmeye hız kesmeden devam ediyoruz. Yazılım projelerimizi çevik çalışma yöntemi ile geliştirmeye başladık. Böylece, geliştirdiğimiz projelerin başarı yüzdesini artırdık ve artırmaya da hızla devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘VERİMİZİ KORU’YORUZ’

“Dijital dönüşüm yolculuğumuzda, teknolojik yatırımlarımızı ve faaliyetlerimizi artırarak bilgi teknolojileri organizasyon yapımızı yeniden yapılandırdık ve mevcut kadromuzu güçlendirdik” diyen Savran, proje kapsamındaki veri güvenliği hakkında şunları söyledi: “Bu yolculuğumuzda teknoloji altyapılarımızın ve en önemli varlığımız olan verimizin güvenliği bizim en fazla yoğunlaştığımız projelerimizdi. Hayatımızın en önemli parçası haline gelen dijital teknolojilerimizi siber risklere karşı korumak için de teknolojik yatırımlar yapıyoruz.” Dünyanın hızla yükselen risklerinin başında siber risklerin geldiğinin altını çizen Savran, “Siber saldırılar nedeniyle ortaya çıkabilecek zararları ortadan kaldırmak adına güvenlik ürünlerimizi aktifleştiriyor ve yapılandırıyoruz. Düzenli olarak aldığımız denetim raporlarımızı sürekli gözden geçirerek, aksiyonlarımızı hızlıca planlıyoruz. En önemli varlığımız olan verimizi korumak için bilgi güvenliği politikalarımızı düzenli olarak gözden geçirip, kontrol mekanizmaları geliştiriyoruz” dedi. Dijital ortamlarda alınması gereken önlemler konusunda, acenteleri de bilgilendirdiklerini ve desteklediklerini belirten Savran sözlerine şöyle devam etti: “En önemli iş ortaklarımız olan acentelerimizi siber risklerden korumak büyük önem arz ediyor. Acentelerimiz için teknoloji ve veri güvenliği farkındalığı yaratmak adına çalışmalar planlıyoruz”

DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE AMAÇ VERİMLİLİK

Savran, “Dijital dönüşüm yolculuğumuzdaki amacımız; verimliliği artırmak. Bu amaç doğrultusunda, mobil uygulamalarımıza ek olarak, acentelerimizin satışlarını kolaylaştırmak ve süreçlerini sadeleştirmek için önemli projeler devreye aldık” diye konuştu.

‘ACENTELERİMİZE OPERASYONEL KOLAYLIK SAĞLADIK’

Kısa süre önce faaliyete geçirdikleri projeler ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Savran, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Sektörde bir ilke daha imza atarak devreye aldığımız ve acentelerimize operasyonel kolaylık sağladığımız ‘Sepet’ uygulamamız, en önemli projelerimizin başında geliyor. Tek ekran, tek sepet ve tek kredi kartı ile acentelerimize işlem kolaylığı sağlıyoruz. Hızlı ekranlarımızla birlikte, sigortacılık uygulamamızdaki ekranları sadeleştirdik ve hızlandırdık. Acentelerimizin teklif aşamasında kullandıkları ekranlarda, teklif sürecindeki hızımızı artırdık.”

Kaynak: Sigortahaber.com

Maher Holding’de Ayrılık ( Quick Sigorta – Corpus Sigorta )

Sigorta sektörüne kazandırdığı iletişim dili ve anlayışıyla bir çok ilk ve yeniliğe imza atan iletişim dünyasının…

Sigorta sektörüne kazandırdığı iletişim dili ve anlayışıyla bir çok ilk ve yeniliğe imza atan iletişim dünyasının önemli ismi Dr. İsmail KIZILBAY, Maher Holding’den ayrılma kararını sosyal medya hesaplarından duyurdu.

Dr. İsmail KIZILBAY’ın sosyal medya paylaşımı:

Kuruluşundan itibaren çeşitli görevlerde bulunduğum Maher Holding’den bugün ayrıldım. Kısa sürede önemli başarılara imza atan Maher Holding ve bünyesindeki markaların daha da iyi noktalara geleceğinden eminim. Görev yaptığım süre içinde yanımda olan iş ortaklarımıza, acentelerimize, çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunarım.

Yeni ve heyecanlı projelerde buluşmak üzere.

Sizleri seviyorum. Saygılarımla…

Dr. İsmail KIZILBAY

Kaynak: Sigortahaber.com

Unico Sigorta Öncülüğünde Sektörlerin Geleceği Konuşuldu

Unico Sigorta ve Fast Company iş birliğiyle düzenlenen “Sektörlerin Geleceği-Fırsatlar ve Riskler” başlıklı webinara Türkiye’nin önemli CEO’ları katıldı. Ünlü Alman Fütürist Yazar Sven Gabor Janszky’nin de izleyenleri zaman yolculuğuna çıkardığı etkinliği yaklaşık 5 bin kişi izledi…

Unico Sigorta ve Fast Company iş birliğiyle düzenlenen “Sektörlerin Geleceği-Fırsatlar ve Riskler” başlıklı webinara Türkiye’nin önemli CEO’ları katıldı. Ünlü Alman Fütürist Yazar Sven Gabor Janszky’nin de izleyenleri zaman yolculuğuna çıkardığı etkinliği yaklaşık 5 bin kişi izledi.

Sigorta sektörünün bilinenlerini değiştiren Unico Sigorta, gerçekleştirdiği webinarla birçok sektörün önemli insanlarını bir araya getirerek “Sektörlerin Geleceği”ni konuştu. Türk ekonomisinin önemli sektörleri olan havacılık, inşaat ve sağlık sektörünün önemli isimlerini bir araya getiren etkinliği yaklaşık 5 bin izleyici takip etti. Pandemiyle birlikte hızlanan dijitalleşmenin her sektörü gelecekte daha da etkileyeceğinin altını çizen CEO’lar kendi firmalarında da hazırlıklara bugünden başladıklarını belirttiler.

Ahmet Sertem Demir “Sigorta Sektöründe bilinenleri değiştiriyoruz”

Programda ev sahibi sıfatıyla giriş konuşmasını yapan Unico Sigorta CEO’su Ahmet Sertem Demir göreve geldikleri ilk günden beri sadece Unico Sigorta için değil sektör için de yaptıklarını kaydederek, “Göreve geldiğimiz ilk gün bilinenleri değiştireceğiz dedik.  Bu bağlamda önce kendi kapımızın önünü süpürmek için Unico Sigorta içinde birçok yapısal değişikliğe imza attık. Birçok atıl, bizi yavaşlatan anlayışı değiştirerek işe başladık. Bugün geldiğimiz noktada Unico Sigorta artık rüştünü ispatlamış, Türkiye sigorta sektörünün önemli şirketlerinden birisi olmak konumuna ulaşmış durumdadır.” Sektör olarak da denetlemenin önemli olduğunun altını çizen Demir, “İyi denetlenen, güçlü sermaye ile güvence sunan bir sektör olarak teknolojinin nimetlerinden daha iyi faydalanırsak, kalıcı ve uzun vadeli büyümeyi yakalarız” dedi.

Yaptıkları inovasyonlarla Unico Sigorta’nın stabil bir karlılık rayına oturduğunu ifade eden Demir, Türkiye’de sigorta şirketlerinin stratejilerinin birbirine benzer olduğunu, şirketlerin üzerlerinde özellikle oto dışı branşlarda çok az risk taşıyarak iş yaptığını, bunun sigortacılık ruhunu öldürdüğünü düşündüğünü aktardı. Demir, şirketi devraldıklarında 4 bölgenin bulunduğunu, şu anda 9 bölge temsilciliğiyle hizmet verdiklerini belirterek, 71 ilde acentelerinin bulunduğunu, 2022 sonunda her ilde bir temsilciliğinin olmasını istediklerini dile getirdi. Kasko tarifelerinin yenilendiğini, temmuz ya da ağustos aylarında daha büyük prim üretimleri yapabilecekleri bireysel kasko tarifesi oluşturduklarını anlatan Demir, “Unico Sigorta’nın sağlık sigortası konusunda bir ivme yakaladığını sektör neticelerinde görebiliyorsunuz. Mayıs sonu itibarıyla şirketimiz sağlık üretiminde ilk 10’a girmiş olacak. Bu da stratejik hamle anlamına geliyor. Oto dışı üretim anlamında yeni alanlara gireceğiz.” diye konuştu.

Demir, şirketin hem teknik hem de mali anlamda önemli başarı yakaladığına dikkati çekerek, “745 milyon liralık prim üretiminin karşılığında şirketimiz 106 milyon lira net kar elde etti.” dedi. Salgın sürecinde sigorta sektörünün sosyal sorumluluk anlamında iyi bir sınav verdiğini ifade eden Demir, sigortacılar açısından bu dönemin finansal olarak pozitif olduğunu aktardı.

Demir, sigortacılığın bu yıl ve gelecek yıl nominal anlamda yüzde 25 büyümesini beklediğini belirterek, salgın sürecinde her alanda online satış artarken, sigorta sektöründe online satışların artmadığını, müşteriye direkt hizmet veren aracıların teknolojiye yatırım yapması gerektiğini söyledi. Sigortacılığa güven arttıkça sektörün büyüdüğünü anlatan Demir, “İyi denetlenen, güçlü sermaye ile güvence sunan bir sektör olarak teknolojinin nimetlerinden daha iyi faydalanırsak, kalıcı ve uzun vadeli büyümeyi yakalarız.” değerlendirmesinde bulundu. Unico Sigorta Genel Müdürü ayrıca online gerçekleşen etkinliğe rağbet gösteren izleyicilere de teşekkür etti.

Almanya’nın en önemli fütürist yazarlarından Sven Gabor Janszky’nin de bir sunum yaptığı etkinlikte Janszky yapılan bilimsel çalışmalarla yakın gelecekte insan ömrünün hiç olmadığı kadar uzun olacağını belirtti. Bu nedenle sınırlı kaynakların kullanımının öneminin artacağını belirten Janszky sigortacılıkta da bu doğrultuda gelişmeler yaşanacağının altını çizdi. Sunumunda yakın gelecekte risklerin artık dönemsel değil günlük hatta saatlik olarak hesaplanabileceğini belirten Jansky, “Kısa bir süre sonra insanların riskleri saatlik olarak hesaplanabilecek. Bu da beraberinde anlık sigortacılık anlayışını getirecek” dedi.

Online platform üzerinden Fast Company dergisi iş birliği ile gerçekleşen programı Unico Sigorta Linkedin ve Youtube hesapları ve Fast Company kurumsal sayfasından canlı yayınlandı.

Kaynak: Sigortahaber.com

GRI Sigorta’dan Karavan Severlere Müjde: GRIVAN Karavan Sigortası ile Tüm Motokaravanlar Artık Güvence Altında!

Çıkardığı yenilikçi ürünlerle ve sürekli genişleyen acente ağıyla dikkatleri üzerinde toplamayı başaran GRI Sigorta, yine yepyeni bir ürün ile karşımıza çıkıyor…

Karavan severleri fazlasıyla mutlu edeceğe benzeyen “GRIVAN Karavan Sigortası”, motokaravan araçları için geniş kapsamlı kasko fırsatı sunuyor.

Geniş Kapsamlı Kasko, Geniş Kapsamlı Huzur

O2 kategorisine giren, BE sınıfı araç ehliyeti ile kullanılabilen ve 20 yaşı aşmamış tüm motokaravan araçları için geçerli olan GRIVAN Karavan Sigortası, geniş kapsamlı bir kasko ürünü olup asistans hizmetleri ile de öne çıkıyor.

GRIVAN’ın sunduğu yardım hizmetleri:

Kamp ve karavan malzemeleri, kamping alanları, araç servislerinde bakım / onarım

 başlıklarında geçerli olmak koşulu ile anlaşmalı kurumlarda %40′ a varan indirimler

Karavan iç temizliği, karavan dış yıkama, karavan dezenfektasyon hizmetlerini kapsayan temizlik hizmetlerinde anlaşmalı kurumlar için geçerli indirimler

Karavan sahiplerinin seyahatleri sırasında ihtiyaç duymaları halinde, 7/24 doktor danışmanlık hizmeti (telefonda tıbbi danışmanlık, online tıbbi danışmanlık)

Anlaşmalı hastanelerde %30’a varan indirimler

Aytemiz istasyonlarında geçerli olmak koşuluyla; benzinde %2, motorinde %4, LPG’de %7 indirim imkanı

Seyahatin planlanması, görülecek yerler, km bilgisi, hava durumu vb. başlıklarda karavan sahiplerine bilgi verilmesini kapsayan ücretsiz seyahat danışmanlığı 

Karavan restorasyonu yaptırmak isteyen sigortalılara, tasarımı anlaşmalı kurumda yaptırmaları koşulu ile sunulan ücretsiz mimari danışmanlık ve tasarım desteği

Karavan içerisinde bulunan araç kliması ya da split klima bakımından yılda 1 kez ücretsiz olarak faydalanabilme imkanı

Klima bakımı dışında alınabilecek diğer hizmetlerde (arıza giderimi, parça değişimi vb.) %30′ a varan indirimler

Yılda 1 (bir) kez ücretsiz göz muayenesi hizmetinden yararlanabilme hakkı

Muayene dışındaki  göz sağlığına ilişkin tüm tetkik, tedavi ve ameliyatlarda %40′ a varan indirimler

GRI Sigorta GİTFEST Karavan Festivali’nde Karavan Tutkunları ile Buluşuyor

GRI Sigorta 2-3-4 Temmuz tarihlerinde, Urla Titus Feronia’da gerçekleşecek olan “GİTFEST Kamp, Karavan, Outdoor Festivali”nde olacağını duyurdu.

Karavan, kamp ve doğa tutkunlarının yoğun katılımının beklendiği festivalde şirket, yepyeni ürünleri GRIVAN’ı karavan severlere tanıtacak.

Karavan ve karavan aksesuarı markalarının kurdukları stantlarla arz-ı endam edeceği festivalde GRIVAN da karavan severler karşısında görücüye çıkacak.

Youtuberlar’dan gezginlere, doğa aktivistlerinden doğa fotoğrafçı ve sporcularına kadar birçok kişinin katılım göstereceği festivalde birbirinden keyifli söyleşiler, atölyeler, yarışmalar ve konserler olacak.

Kaynak: Sigortahaber.com

AXA Sigorta, Türkiye Espor Federasyonu’nun Hareketli Yaşam Sponsoru Oldu

Sağlıklı bireyler yetiştirme noktasında sporun önemine dikkat çeken ve sponsorlukları ile Türk sporunun önemli destekçilerinden…

Sağlıklı bireyler yetiştirme noktasında sporun önemine dikkat çeken ve sponsorlukları ile Türk sporunun önemli destekçilerinden olan AXA Sigorta, şimdi de Türkiye Espor Federasyonu’nun Hareketli Yaşam Sponsorluğu’nu üstlenerek fiziksel hareketliliğin önemi vurguluyor.

Türkiye’nin en köklü sigorta şirketlerinden AXA Sigorta, insanlığın gelişimi adına insanlar için önemli olanı koruma amacı doğrultusunda sağlıklı bireylerin yetiştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla yeni bir iş birliğine daha imza atarak Türkiye Espor Federasyonu’nun “Hareketli Yaşam Sponsoru” oldu. Sponsorluk kapsamında AXA Sigorta doğası gereği izleyenlerin de oynayanların da daha az hareket ettiği bir spor dalı olan espora fiziksel hareketlilik getirmek için çalışacak. Fiziksel hareketlilik AXA Sigorta’nın kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarında önemli bir yere sahip. Kurumun Türkiye Voleybol Federasyonu ve Altınordu Futbol Kulübü ile 2018 yılından bu yana devam eden güçlü sponsorlukları bulunuyor.

AXA Sigorta CEO’su Yavuz Ölken bir sağlık markası olma hedefiyle çalışan AXA’nın bu alandaki çalışmalarını Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne dayandırdığının altını çizdi: “Dünyanın lider sigorta şirketi olarak küresel bir gücümüz ve büyük sorumluluklarımız var. BM Kalkınma Hedefleri’nin ‘Sağlıklı Bireyler’ maddesi kapsamında insanlara daha sağlıklı ve hareketli bir yaşam sürmeleri konusunda ilham verecek projelere destek veriyoruz. Bu yüzden 2021 yılı boyunca Türkiye Espor Federasyonu’nun “Hareketli Yaşam Sponsorluğu”nu üstleniyoruz. Profesyonel oyuncular günde ortalama sekiz saatlerini bilgisayar başında geçiriyor; fiziksel hareketliliklerinden ödün vermemeleri onlar için özel önem taşıyor. Esporcuların hayatına hareket katmak için AXAFit mobil uygulamamıza takım antrenörleri tarafından hazırlanan ve ekran başında zaman geçirirken yaşanabilecek fiziksel sıkıntıları önlemeye yardımcı özel içerikler eklemek, yayınlarda entegrasyon çalışmaları yapmak ve esporun sevilen isimleriyle iş birlikleri gerçekleştirmek gibi girişimlerimiz var. Önümüzdeki dönemde esporcuların ve espor severlerin hayatlarına daha fazla hareket katmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Türkiye Espor Federasyonu (TESFED) Başkanı Alper Afşin Özdemir de iş birliğine yönelik yaptığı değerlendirmede esporun henüz oldukça yeni bir spor dalı olmasına rağmen genç nüfusuyla öne çıkan ülkemizde hızlı gelişim gösterdiğinin altını çizdi. Özdemir, “Hızlı düşünme, stratejik karar verme gibi önemli yetkinlikler kazandıran esporla ilgilenen gençlerimize, sağlıklarını bütünsel olarak korumaları konusunda bilinç kazandırmak, bu sporun ülkemizde sağlam temellerle ilerlemesinde önemli bir basamaktır. Federasyon olarak espora tutkun tüm gençlerimizin bilinçli esporcular olarak yetişmeleri temel önceliğimizdir ve bu nedenle Axa Sigorta ile hayata geçirdiğimiz iş birliğini önemsiyoruz. Sporun sağlıklı nesiller yetiştirmekteki rolünü, günümüzde değişen spor anlayışına uygun olarak yeni bir vizyonla çağa uydurmanın yeni yollarını oluşturuyoruz. Bu alanda atılan adımları da federasyon olarak destekliyoruz ‘’ diye konuştu.

Kaynak: Sigortahaber.com

Türkiye Sigorta Çocukları Kitaplarla Buluşturmaya Devam Ediyor

Türkiye Sigorta, geçtiğimiz Nisan ayında Kitapsepeti KÖK Platformu iş birliği ile başlattığı “Okudukça Okutalım, Çocukları Kitapla Buluşturalım” projesi kapsamında köy…

Türkiye Sigorta, geçtiğimiz Nisan ayında Kitapsepeti KÖK Platformu iş birliği ile başlattığı “Okudukça Okutalım, Çocukları Kitapla Buluşturalım” projesi kapsamında köy okullarında eğitim gören çocuklara desteğini sürdürüyor. Projenin başladığı Nisan ayından bugüne Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik çalışanları ile acenteleri toplamda 1.700’den fazla kitap bağışı sayısına ulaştı.

Türkiye Sigorta Genel Müdürü Atilla Benli, Genel Müdür Yardımcısı Fatih Yıldız, Kurumsal İletişim Direktörü Selda Çamlıbel ve Kitapsepeti KÖK Platformu Yöneticileri 30 Haziran tarihinde Kocaeli’nin Başiskele ilçesindeki Doğantepe İlkokulu’nu ziyaret ederek okulun kütüphanesini 500 kitap ile zenginleştirdi.

“Okudukça Okutalım, Çocukları Kitapla Buluşturalım” projesini Nisan ayında başlatan Türkiye Sigorta; çalışanları ve acentelerinin Kitapsepeti’nden yaptıkları alışveriş ile bağışlanan 1700 kitap; Kocaeli Başiskele Doğantepe İlkokulu, Ağrı Doğubeyazıt İncesu İlkokulu ve Yozgat Belekçihan İlkokulu’na iletildi.

Proje kapsamında Türkiye Sigorta ve Kitapsepeti KÖK Platformu yöneticileri 30 Haziran tarihinde Doğantepe İlkokulunu ziyaret ederek okulun kütüphanesine 500 kitap katkıda bulundu.

“Her zaman ve her yerde yarınlarımız olan çocuklarımızla beraberiz”

Projeden duyduğu mutluluğu ifade eden Türkiye Sigorta Genel Müdürü Atilla Benli, Nisan ayında projeye başladıklarında 1500 kitap için yola çıktıklarını ve hedefin üzerine çıkan Türkiye Sigorta Ailesi’ne teşekkür ederken şunları söyledi; “Nisan ayında Kitapsepeti KÖK Platformu iş birliğinde anlamlı bir proje başlattık. Amacımız yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızı ülkemizin her yerinde elimizden geldiğince desteklemek. Bugün bu projeye gönülleriyle katılan tüm Türkiye Sigorta ailesine teşekkür ediyorum. Kocaeli’mizin Başiskele ilçesindeki şirin okulumuz Doğantepe İlkokulu’nun kütüphanesine destek vermekten mutluyuz. Sosyal sorumluluk anlayışımız gereği bu yöndeki çalışmalarımız devam edecek”.

Kaynak: Sigortahaber.com

AvivaSA Müşteri Yönetimi ve Dijital Dönüşüm Grup Müdürü Emek Akbal: InsurTech Programına 2021’de aynı hızla destek vermeye devam ediyoruz

Sigorta Haber olarak AvivaSA Müşteri Yönetimi ve Dijital Dönüşüm Grup Müdürü Emek Akbal ile İTÜ ARI Teknokent InsurTech Programı ile ilgili keyfili bir röportaj gerçekleştirdik… İTÜ ARI Teknokent’in bir uzantısı olan InsurTech Programı şu anda hangi konumda?

InsurTech Programının bir paydaşı olarak 2020 yılında 20 civarında AvivaSA mentoru ile yaklaşık 70 civarında girişime mentorluk yaptık. Bu süreçte girişimcilere sigorta sektörü hakkında bilgi ve kurumsal hayattaki tecrübelerimizle destek verdik. Burada aslında biz kaynak olarak kendimizi kullanmış olduk ve sigorta dikeyinde girişimde bulunmak isteyen arkadaşlarımıza desteklerimizi sunduk. AvivaSA tarafından baktığımızda da InsurTech Programı ile aslında kendimizin de girişimcilik dünyasını öğrenmeye çalıştığımız bir süreç geçirmiş oluyoruz. İnovasyon dünyasında karşılaştığımız çözümleri de iş birliği dahilinde AvivaSA envanterine kazandırmayı amaçlıyoruz. Daha da önemlisi bu gibi start-uplar ile çalışma kültürünü deneyimlemeyi ve deneyimlediklerimizi kurumsal DNA’mıza işlemeyi amaçlıyoruz. 2020 yılında başlayan bu ilişkiyle çok güzel ve hızlı bir başlangıç yaptık. 2021’de aynı hızla destek vermeye devam ediyoruz.

Sigorta sektöründe emekliliğe baktığımızda emeklilik yapısı biraz daha farklı bir yöne ayrılıyor. Sizin kadrolarınızın IT ağırlıklı olması sizin bu alana yönelmenizi etkiledi mi?

Program ortağı olarak baktığınız zaman birçok taraf iş birliği odaklı. Konuyu dijitalleşme ve inavasyon çerçevesinde incelediğimizde ise bu konu 10 farklı şirket tarafından 10 farklı şekilde tarif edilebilir. Bu da kurumların dijitalleşme ve inovasyonu nasıl tarif ettiğiyle çok alakalıdır. Kurumlar dijitalleşmeyi verimliliği artıracak yapılar ve süreç dönüşümleri olarak ya da güçlü alt yapılar ile birlikte teknolojik yatırımlar olarak da tanımlayabilirler. Bizim dijital dönüşüm tarifimiz ise müşteri odaklı dijital dönüşüm. Yani günün sonunda çağın müşterisine en iyi hizmeti sunabilen şirket olmayı hedefliyoruz. Burada teknolojiyi araç olarak görüyoruz amaç olarak değil. Teknolojiyi araç olarak kullanarak hizmetlerimizi en iyi ve verimli şekilde sunabilmeye çalışıyoruz. Amacımız ise çağın müşterisine kişiselleştirilmiş deneyimler sunmak. Burada bir deneyimden bahsediyoruz. Bu şirketlerin kültürüyle alakalı. Biz bunu şu şekilde tanımlıyoruz; yüzde 70’i insan geri kalan yüzde 30’u ise teknoloji ve süreç.

Dijitalleşmek için dijitalleşmek denen bir kavram var. Bizim amacımız bu değil. Bizim amacımız; müşterilerimize fayda sağlamak için dijitalleşmek. Yani arkasında ciddi bir strateji ve planlama dönemi mevcut. Bugün duymuş olduğumuz çoğu başarısız girişimin veya yatırımın arkasında sadece teknolojik olarak yeniliğin ele alınması yatıyor. Eğer ciddi bir problemi ele alıyor ve buna çözüm üretiyor olsanız zaten bu asla yaşamayacağınız bir sonuç olacaktı. Müşteriyi odağınıza aldığınızda zaten güzel geri dönüşlerini alıyorsunuz. Bir örnek vermek gerekirse şu anda AvivaSA’nın mobil aplikasyonu en çok indirilen ve beğenilen aplikasyonların başında geliyor. Nedeni ise 250 tane müşterimizle beraber yapmamız diyebilirim. Tasarımızın tüm süreçlerine müşterilerimizi dahil ettik.

İnavasyon tarafında ise İTÜ Çekirdek InsurTech Programı kapsamında girişimcilerin ürettikleri inavasyonlar bizim dijitalleşmede kullandığımız en güçlü araçlardan birisi. Girişimci ekosistemli bu dünyada bizim dijitalleşme yolculuğumuz üzerinde bulunan problemlere çözüm arıyoruz. Bu sayede girişimcilerin geliştirdikleri inovasyonlar bizim için çok önemli. 2016’da kurduğumuz AvivaSA Dijital Garaj yapımızın birinci amacı içeride az önce bahsettiğim kafa dönüşümüyle beraber kültürel olarak dijital dönüşümü sağlamaktı. Tüm çalışanlarımızla beraber ‘Dijitalleşme, inovasyon nedir? Yenilikler nedir’ sorularını sorduğumuz ve tüm gelişmeleri takip ettiğimiz bir oluşum aslında. Bunu birinci amacı olarak açıklayabiliriz. AvivaSA Dijital Garaj yapımızın ikinci amacı ise İTÜ Çekirdek gibi çeşitli inovasyon geliştiren kuluçka merkezleri ve girişim merkezleriyle ilişkiler geliştirerek dijitalleşme yolculuğumuzda karşılaştığımız sorunlara çözümler sunan girişimlerle tanışıp iş birliği geliştirmek. Üçüncü bir konu olarak ayrıca daha önce gerçekleştirdiğimiz iş birliklerinden farklı olarak oluşturduğumuz fonlamayla girişimlere yatırım desteği de sağlamak diyebiliriz.

Anladığım kadarıyla aslında sürdürülebilir iş birliği istiyorsunuz. Burada gerçekleştirdiğiniz tüm faaliyetlerin arkasında şirketin mali yapısının güçlü olması mı öne çıkıyor?

Tabii ki günün sonunda konu maliyeye yani sağlam ayaklar üstünde durmaya gelecektir. Ama aslında bunun bir vizyon işi olduğunu söyleyebilirim.

AvivaSA olarak İTÜ ARI Teknokent içerisinde neler yapıyorsunuz?

Son zamanlarda İstanbul girişimci dünyasında büyük atılımlar yaptı. İTÜ mesela bunlardan biri. İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi dünyada ilk 5 arasında yer alıyor. Bizde bu gibi kuluçka merkezlerinde ilişkilerimizi sıkı kurarak global yatırımcılarla ve devletin teşvik etmiş olduğu resmi makamlarla tanışıyoruz. Geçen sene İTÜ Çekirdek’te hem 70 start-up’a mentorluk yaptık hem de onlardan da birçok şey öğrendik. Sonunda Big Bang etkinliğinde InsurTech dikeyinde 100 bin liralık hibe desteğimizi iki girişime bölerek verdik. Desteklediğimiz girişimlerden birisi BugBounter; etik hackerlarla kurumları bir araya getirerek siber güvenlik hizmetleri sağlayan bir test platformu hizmeti sunuyor. Desteklediğimiz diğer girişim ise Arvia oldu. Arvia, firmaların ihtiyaç duydukları yüz yüze görüşmeleri kolayca dijital ortama taşıyarak hızlı, verimli ve etkili bir şekilde satış yapmalarını veya hizmet sunmalarını sağlıyor. Bu girişimlere verdiğimiz hibe desteklerinin yanı sıra sundukları çözümleri iş birliği kapsamında kullanmak için de anlaşmalar yapıyoruz. Arvia ile şu anda çözümleri konusunda iş birliği yapmak için görüşmelerimiz devam ediyor. İş birliklerinin dışında Sabancı Holding’in VC’si hem de Ak Portföy tarafındaki yatırımcı iş ortaklarımızla girişimcileri bir araya getiriyoruz.

Bu girişimler, bu projeler ile birlikte sigorta sektörünün geleceğinde neler öngörüyorsunuz. Beklentileriniz nedir?

Şöyle bir potansiyel var; sigorta sektörü geleneksel iş yapış modellerinden oluşuyor. Bu geleneksel iş yapış modellerini tüm sigorta sektörü olarak dijital dünyaya adapte etmeye çalışıyoruz. Özellikle yüksek rekabetin yaşandığı Türk sigorta sektörü bu tür yıkıcı yeniliklere çok açık bir alan. Yani siz yapmazsanız rakibiniz bir şekilde bunu yapacak ve rekabetçi avantajı eline geçirecektir. Bunu tüm sektör olarak görüyoruz. Bu yüzden İTÜ ARI Teknokent gibi bir kurum sigortacılık özelinde bir dikey açtığı zaman birçok sigorta sektörü bu dikeye hamle yapıyor, bu programda yer alabilmek için çalışıyor. Buradaki amaçta başından beri söylediğimiz doğru maliyetlerle tak çalıştır çözümleri araştırmak. Bir fayda alması gerekiyor ki bir fayda sunabilsin kurumlar. İkinci bir boyutu da girişimcilere fonlama ile birlikte yükselmek için iş birlikleriyle yatırımcı olarak kaynaklarını artırmak. Yani müşterilerine daha iyi deneyim yaşatmak adına denemeler yapmak. Biz bu konuda öncü şirketlerden biri olarak öne çıkıyoruz.

Girişimciliğin Türkiye’de zor olmasıyla beraber girişimci gençlerin İTÜ ARI Teknokent veya AvivaSA’ya geldiklerinde onlara nasıl tavsiyeler veriyorsunuz?

İlk olarak girişimciliğin Türkiye’de zor olduğunu düşünmüyorum. Gerekli adımların atıldığını özellikle de devlet programlarının ve teşviklerinin başladığını ciddi bir boyuta ulaştığını düşünüyorum. Bu gibi kurum ve kuruluşların ve melek yatırımcılarında birer birer çoğaldığını görüyorum. Fakat bazı sıkıntılar da var. Bunlardan biri girişimcilik kafası diğeri ise ekosistemin kendi doğal hali. Yani bizim kendimize Türk girişimcilik ekosisteminin olgunluğa erişip-erişmediğini sormamız lazım. Özellikle iş birliği boyutlarında girişimciliğin biraz daha henüz o olgunluğa ulaşmadığını düşünüyorum.  Bugün itibariyle diğer start-up merkezlerine baktığımız zaman inanılmaz yıkıcı bir rekabet var. Ortaya çıkan 10 bin start-up varsa toplamda neredeyse ertesi sene en az yarısının yok olduğu bir sistem var. Bu durum gerçek bir kaliteyi meydana getiriyor. Açıkçası bu gibi durumlarda yetirince girişimcimizin olmadığını ve girişimciler arasındaki rekabetin çok da keskin olmadığını ve bunun eksikliğinin de kaliteyi yaratamadığını düşünüyorum.

İlk olarak start-upların sigorta dikeyindeki gerçek problemlere odaklanmalarını tavsiye ediyorum. Özellikle gerçek bir probleme odaklanmayan start-uplar ve onlarla iş birliğine giden şirketler için sonuç ikisi içinde yıkıcı bir hüsranla bitebilir.

İkinci olarak kurumlarla start-uplar arasında güven ortamının oluşturulması gerekiyor. Bir kurumun ciddi bir anlamada güven vererek, bir iş birliği konusunda start-uplarla gerçekleştirecekleri iş birliklerinde güven duygusunun inşa edilmesi gerekiyor. Girişimcilere, güven ortamını zedeleyen unsurları ortadan kaldırmaları gerektiği öğüdünü verebilirim. AvivaSA olarak girişimcilere tavsiyemiz para kazanmak, hızlı büyümek yerine; gerçekten sürdürülebilir, sağlam bir iş yapış biçimi üzerine çalışmalarıdır. Büyüme ve sürdürülebilirlik planlarına yatırım yapılmalıdır.

Üçüncü olarak özellikle sigorta dikeyinde sunulan çözümlerin tak çalıştır olanları çok önemli. Girişimcinin o ürünü, çözümü şirket ve kurumların ihtiyaçlarına hızla entegre edebilmesinden bahsediyorum.

Son ve en önemlisi olarak güveni sarsan ve girişimcilik ekosisteminin yapısını da sarsan fikri mülkiyet hakları konusu var. Bir iş birliği yapmaya çalışırken en baştan kırmızı çizgilerin konuşulması gerekiyor. Bu konunun ciddi olarak anlaşılması ve işin hangi ayakları üzerinde oturduğu üzerine kavranması gerekiyor.

Sigorta sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Kendi dijitalleşme tarifimi kurumun üstüne yakışanı giymesi olarak özetleyebilirim. Her kurumun kendi kültürüne, müşterisine, kaynağına ve var olduğu iş koluna göre dijitalleşme hedeflerini gerçekleştirmesi burada en önemli noktayı oluşturuyor. Bu gibi detayların ciddi profesyonel bir ekip tarafından ya da dışardan bir danışmanlık alınarak değerlendirilmesi lazım. Dijitalleşmek açıkçası şansa bırakılmayacak kadar önemli bir konu.

Sektörle beraber büyümek veya dijitalleşmek zorunda değiliz bunu söyleyebilir miyiz? Doğru yerde, doğru zaman ve doğru iş önemli sizin için öyle mi?

Dijitalleşme için doğru zaman, ne zamandı diye soracak olursanız şayet doğru zamanın 2010 olduğunu söylemem gerekir. Doğru zaman çoktan geçti. Eğer şu zamana kadar kurumlar belli adımları atamadıysalar geçmiş olsun diyebiliriz. Rekabet durmuyor. Bütün sigorta şirketleri bu konu üzerinde kendi üzerine yakışacak dijitalleşme ve inovasyon kriterlerini bir şekilde kendi üzerine giydirmiş durumda. Eğer kurumlar dijitalleşmeyi şu ana kadar ajanlarına almamışlar ve bu alanda herhangi bir yatırım yapmamışlarsa artık çok geç.

Özellikle pandemi dönemiyle beraber tüketici davranışlarının büyük oranda değiştiğini gördük. Bu dönemde tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarına karşılık veremeyen kurumlar yıkıcı bir şekilde bunun etkilerini gördü. Artık tüketiciler aldığı kişisel deneyimleri karşılaştırır oldu. Burada zorlu rekabet sektöründe müşteriye güven ve kişiselleştirilmiş deneyim sağlarken gönül rahatlığı da vermek zorundayız.

İTÜ Çekirdek InsurTech Programı Ek Bilgi:

Türkiye’nin girişimcilik ve inovasyon üssü İTÜ ARI Teknokent öncülüğünde, sigorta sektörünün önde gelen şirketleri Agito, Aksigorta, AvivaSA, Axa Sigorta, Eureko Sigorta, HDI Sigorta ve Türkiye Sigorta iş birliği ile hayata geçirilen İTÜ Çekirdek InsurTech Programı’na başvurular devam ediyor. Sigorta teknolojileri alanında çalışmalarını yürüten girişimleri geliştirmek, bu alanda sektörel bir ekosistem oluşturmak, girişimlerin ticarileşmesi ve global başarı hikayeleri oluşturmalarını sağlamak adına hayata geçirilen programa tüm Türkiye’den başvuru yapılabiliyor. InsurTech Programı’na katılan girişimciler eğitim, mentorluk, demo day, sektörel buluşma gibi sunulan pek çok desteğin yanı sıra Big Bang Start-up Challenge’da geçtiğimiz yıl 54 milyon TL’lik ödül, nakit ve yatırım kaynağından da yararlanmıştı. Bu yıl programa katılan girişimciler de İTÜ ARI Teknokent ekosistemi desteklerinden ve kaynaklarından pay alabilecek.

İşte InsurTech programı kapsamında destek alan ve başarılı olan girişimlerden bazıları;

Lumnion: DIA Community tarafından 2021’de izlenmesi gereken 100 sigorta teknolojisi şirketi arasında gösterilen Lumnion, Sabancı Ventures ve StartersHub’tan 4.6 milyon TL tutarında yatırım aldı. Aldığı yatırımla yurt dışı operasyonlarını büyütmeye odaklanan Lumnion, tüm Avrupa pazarında etkin konuma gelmeyi hedefliyor. Lumnion ayrıca Almanya’daki Insurtech Hub Münih NXT Enterprise Hızlandırma Programı’na  kabul edildi.

Syntonym: Kameralardan gelen görsel verileri GDPR-KVK uyumlu bir şekilde veriye metrik kaybı yaşatmadan anonimize eden yapay zeka platformu Syntonym, verileri anonim hale getirerek hem geleceğin teknolojisi için verinin kullanımına olanak sağlıyor hem de verinin mahremiyeti endişelerini ortadan kaldırıyor. Girişim, Amerika’da faaliyet gösteren büyük bir medya şirketinin ve Türkiye’den büyük bir holdingin içerisinde olduğu satış öncesi görüşmelerine başladı.

Missafir: Kısa ve orta dönem kiralama yapan ev sahiplerine profesyonel hizmet sunan Missafir, bu yıl 10 kat büyüme gösterdi. Şu anda 8 ayrı şehirde hizmet veriyor.

Adlema: Veri yönetimi ve üretim analizi yazılımıyla birlikte endüstrinin en geniş sızıntı tespit cihazı portföyünü sunan Adlema, Tofaş ile iş birliği yaptı. Yeni ürünü için Ar-Ge çalışmalarına devam ediyor.

Archmir: Oto kaza hasar süreçlerini yapay zekâ ve görüntü işleme teknolojileriyle uçtan uca dijitalleştiren çözümler sunan Archmir, yatırım turuna ve özel sektör ile iş birliği görüşmelerine devam ediyor.

Eyecheckup: Görme kaybını engelleme amaçlı yapay zekâ destekli göz muayene sistemi sunan EyeCheckup, beş göz hastalığı için teşhis koyarken bu sayıyı 20’ye çıkartmayı hedefliyor.

Bugbounter: Kurumların siber güvenlik açıklarının keşfedilme, doğrulanma ve raporlanma ihtiyacını kendine üye bağımsız güvenlik araştırmacıları ile sağlayan blokzincir tabanlı platform Bugbounter, sistemine kayıtlı 650 araştırmacı ile hizmet veriyor.

Girişimler programla ilgili ne dediler?

Mustafa ÇAKIR

Archmir Kurucu Ortağı

“Çalıştığımız alan sadece akademik bilgi ve teknik yeterlilikle rahatça penetre olabilecek bir alan değil. Sektörde elde edilmiş tecrübeleri iyice öğütüp pazara uyarlamamız gerekiyor. InsurTech Programı bize ciddi fayda sağladı ve bu sayede rahat bir şekilde teknik bilgi ile beraber bilgi birikimini harmanlayıp rahatça pazara uyarlayabildik.”

Ömer Göksoy

Blocco Kurucusu

“InsurTech Programı ve mentorlarla yaptığımız görüşmeler sayesinde kurumların içerisindeki trafik bilgileri, anlık ziyaretçi sayıları ve işletmelerin veri havuzu gibi bazı metriklere ulaşabildik. Böylece, projenin içerisinde yapmamız gereken güncelleme ve düzenlemeleri kolayca yapabildik.”

Arif GÜRDENLİ

BugBounter Kurucu Ortağı

“InsurTech Programı sayesinde ürünümüzün sigorta şirketlerinin ürünleriyle birlikte satılabileceğini ve bu şekilde çok daha geniş bir pazara erişebileceğimizi fark ettik.”

Cenk TABAKOĞLU

Lumnion CEO’su

“InsurTech Programı sayesinde yatırımcılarla tanışma fırsatı elde ettik ve yine ilk yurtdışı müşterimizi InsurTech programı sayesinde bulduk.”

Mehmet Yüksel

Missafir CEO’su

“InsurTech Programı sayesinde Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketleri ile görüşerek Missafir evlerini sigortalamak için yeni bir ürün sürecini başlattık.”

Selçuk İnce

Onsure Kurucu Ortağı

“Ürünümüzün nasıl konumlandırılması gerektiğini analiz ettik. Sigorta sektörünün nabzını InsurTech Programı ile ölçebildik. Bu sayede zamandan tasarruf etmiş olduk ve yanılma payımız azaldı.”

Burak Aslanpay

Öneriver Kurucu Ortağı

“InsurTech Programı, ürünümüzü hedef kitlemize anlatabilmemiz için çok güzel bir ortam sağladı. Böylece, ürünümüzün tutarlılığını test edebildik, sektörün beklenti ve ihtiyaçlarını anlayarak ürünümüze yansıtmak için de büyük bir imkan oluştu.”

Servet Gerçek

SeaTech İş Geliştirme Sorumlusu

“InsurTech Programı ile sektördeki uzmanlardan tarafsızca feedback’ler alıp ürünümüzü daha iyi bir noktaya getirdik.”

Kaynak: Sigortahaber.com